11 Nisan Dünya Parkinson Hastalığı Günü

Parkinson Hastalığı ilk kez İngiliz doktor James Parkinson tarafından 1817 yılında titrek felç olarak tanımlanmıştır. Beynimizde hareketlerimizi kontrol eden ve bundan sorumlu olan hücreler bulunur. Bu hücrelerden kimyasal maddeler salgılanır, bunlardan birisi de dopamindir. Dopamin beyine gelen bilgileri bir sinir hücresinden diğerine aktarır, böylece vücut dengesi sağlanmış olur. Fakat bu hücrelerin bir kısmı hasar gördüğünde ya da azaldığında dopamin salgılanamaz. Azalmış dopamin sonucu vücutta titreme ve yavaş hareket etme gelişir. Vücudun dengesinin bozulmasıyla ortaya çıkan parkinson, yavaş ve sinsi seyreden bir hastalıktır. Hastalık sürekli ilerler, felce veya ölüme neden olmaz. Başlangıcında tek taraflı belirtiler görülürken daha sonra bu bütün vücuda yayılır. Belirtilerin şiddeti her hastada farklıdır. Hastalık genelde 50 yaşından sonra görülür ve erkeklerde görülme sıklığı daha fazladır.

Dikkat Edilmesi Gereken Parkinson Belirtileri Şunlardır:

-Yüz ifadesinin değişmesi (sabit bakma, gözleri kırpmama),

-Yürürken bir kolun savrulmaması,

-Vücut duruşunda bükülme (kambur duruş),

-Omuzda donma ve ağrı,

-Bir bacağın aksaması veya sürüklenmesi,

-Boyunda veya uzuvlarda uyuşma, karıncalanma, ağrı veya rahatsızlık,

-Seste yumuşama,

-İçten titreme hissi,

-İstirahat anında elde, bacaklarda ve çenede titreme,

-Göz kırpma sayısında azalma,

-Hareketin ve konuşma hızının yavaşlaması,

-Yazının okunaksız ve küçük olması

Hastalığın Tedavisi:

Tedavi üç şekilde etkili olur:

-Hastayı faydalı aktivite ve zihni faaliyetlere yönlendirmektir. Aynı zamanda hastanın toplumdan uzak kalmasına da müsaade etmek doğru değildir.

-Cerrahi müdahale: Tedaviden çok hastanın ıstırabını azaltmaya yönelik bir girişimdir.

-İlaçla tedavi: En çok tercih edilen tedavi yöntemidir.

Parkinson Günlük Yaşamı Nasıl Etkiler?

Tedavi edilmezse gençlerde parkinson belirtileriyle başa çıkmak güçleşir. Çünkü parkinsonun başlangıç yaşı 45 yaşın altında olan hastalar da mevcuttur ve gençler yaşlılara göre belirtilerle daha uzun süre yaşamak zorunda kalacaktır. Çalışma yaşındaki hastalarda belirtiler ilerledikçe, bilgisayar ve makineleri kullanmak, araba sürmek gibi aktiviteler zorlaşacak, hayat kalitesi de düşecektir.

Yaşam Tarzının Düzenlenmesi:

Yaşam tarzında yapılacak bazı değişiklikler hastalığın yol açtığı sorunların hafiflemesine yardımcı olabilir. Örneğin daha çok taze sebze ve meyvenin, tam tahıllı gıdaların ve yüksek lif içeren besinlerin tüketildiği bir beslenme şekli hastalık nedeniyle görülen kabızlığı ortadan kaldırabilir.

Düzenli egzersizler kasların gücünün, esnekliğinin ve dengenin korunmasına yardımcı olabilir. Egzersiz parkinson hastalarında sık görülen kaygı ve depresyonun tedavisinde de oldukça etkilidir. Ancak denge sorunları nedeniyle egzersiz sırasında hızlı hareket etmemek, yürürken yere önce topukların değmesine dikkat etmek ve yürürken yere değil ileri bakmak düşmeye bağlı yaralanmaların önlenmesi açısından önemlidir.

Parkinson hastalığını iyileştirmek mümkün değildir. Ancak erken tedavinin hastalığın ilerlemesini geciktirmeye yardımcı olduğu ve kaliteli yaşam süresini uzattığı ispatlanmıştır. Erken tedavi, erken teşhis sayesinde mümkündür. Parkinsonun ilk belirtilerinin farkında olmak ve mümkün olan en kısa sürede doktora başvurmak son derece önemlidir. Bu nedenle hastalık hakkında toplumsal farkındalık ve bilinçlendirme oluşturmak amacıyla 11 Nisan “Dünya Parkinson Hastalığı Günü” olarak kutlanmaktadır.



TRABZON İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ